TMS/TFRS çerçevesi, finansal tablo hazırlama ilkeleri, kamuyu aydınlatma yükümlülükleri ve Türkiye'deki raporlama düzenlemelerine ilişkin kapsamlı bir rehber.
Finansal raporlama; bir işletmenin finansal durumunu, faaliyet sonuçlarını ve nakit akışlarını dış kullanıcılara—yatırımcılar, kreditörler, düzenleyici kurumlar ve kamuoyu—iletmek amacıyla standart finansal tablolar ve ek açıklamalar yoluyla gerçekleştirilen raporlama sürecidir.
Türkiye'de halka açık şirketler ve çeşitli büyük ölçekli işletmeler, Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından benimsenen Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) çerçevesinde raporlama yapmakla yükümlüdür.
Dış Kullanıcılar: Yatırımcılar, bankalar, tedarikçiler, düzenleyiciler
Yasal Standart: TFRS/TMS (IFRS/IAS ile uyumlu)
Zorunluluk: Halka açık ve büyük ölçekli işletmeler için yasal zorunluluk
Genel amaçlı finansal tabloların nasıl sunulacağını belirler. Finansal tabloların tam seti; finansal durum tablosu (bilanço), kapsamlı gelir tablosu, nakit akışı tablosu, özsermaye değişim tablosu ve dipnotlardan oluşur.
İşletme, yatırım ve finansman faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışlarının nasıl raporlanacağını düzenler. Doğrudan ve dolaylı yöntemlerin kullanımına ilişkin esasları belirler.
Maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesini, amortisman hesaplama yöntemlerini (doğrusal, azalan bakiyeler) ve değer düşüklüğü değerlendirmesini düzenler. Maliyet ve yeniden değerleme modelleri arasında seçim hakkı tanır.
Hasılatın ne zaman ve ne kadar muhasebeleştirileceğini belirleyen beş aşamalı modeli içerir: Sözleşmenin tespiti → Performans yükümlülüklerinin belirlenmesi → İşlem fiyatının tespiti → Dağıtım → Muhasebeleştirme.
Finansal varlıkların ve yükümlülüklerin sınıflandırılması, ölçülmesi, değer düşüklüğü (beklenen kredi zararı modeli) ve riskten korunma muhasebesi kurallarını içerir.
Kiracıların artık neredeyse tüm kiralamalar için kullanım hakkı varlığı ve kira yükümlülüğü kaydetmesini zorunlu kılan standarttır. İşletme kiralamaları ile finansal kiralamaların bilanço dışı kalmasına son vermiştir.
Varlıklar ve gelirler olduğundan fazla, yükümlülükler ve giderler olduğundan az raporlanmamalıdır. Belirsizlik durumunda muhafazakâr tahminler tercih edilir; ancak gizli yedek oluşturulması yasaktır.
Gelir ve giderler nakdin alındığı/ödendiği zamana değil, hakkın doğduğu veya yükümlülüğün oluştuğu döneme göre muhasebeleştirilir. Bu ilke, dönemsellik ilkesiyle birlikte uygulanır.
Bir bilginin ihmal edilmesi veya yanlış ifade edilmesinin kullanıcı kararlarını etkileyeceği durumlar önemli sayılır. Önemsiz kalemler için ayrıntılı açıklama gerekmez, ancak bu durum kasıtlı hatayı meşrulaştırmaz.
Dönemden döneme aynı muhasebe politikasının uygulanması gerekir. Değişiklik yalnızca standart değişikliği veya daha güvenilir bilgi sunulacağı durumlarda yapılabilir ve geriye dönük uygulama zorunludur.
Dönem boyunca tutulan muhasebe kayıtları gözden geçirilir, eksik veya hatalı kayıtlar düzeltilir. Hesaplar arası mutabakat sağlanarak mizan oluşturulur.
Tahakkuk ettirilen gelirler ve giderler, önceden ödenmiş giderler, ertelenmiş gelirler ve amortisman kayıtları dönem sonunda düzeltme kayıtlarıyla muhasebeleştirilir.
Düzeltilmiş mizan verilerinden hareketle finansal durum tablosu, kapsamlı gelir tablosu, nakit akışı tablosu ve özsermaye değişim tablosu hazırlanır.
Uygulanan muhasebe politikaları, önemli tahminler, şarta bağlı varlık ve yükümlülükler, ilişkili taraf işlemleri ve sonraki olaylar gibi bilgiler dipnotlarda açıklanır.
Yasal yükümlülük kapsamındaki işletmeler finansal tablolarını bağımsız denetçiye sunar. Denetim tamamlandıktan sonra finansal tablolar kamuoyuyla paylaşılır.
Finansal raporlamanın güvenilirliğini destekleyen iç denetim sistemleri ve kontrol çerçeveleri hakkında detaylı içeriklerimize göz atın.